Boluspor’un üç haftalık galibiyet serisi Gençlerbirliği mücadelesi ile son bulmuştu. Kurulan ilk on birin kazanılan haftalardan farklı olması kamuoyunda şaşkınlık yaratmıştı. Değişikliklerin taktiksel açıdan gerekliliği, rakibin kenar oyuncularının sprinter, bireysel olarak yetenekli olmasından dolayı değişikliklerin zorunlu olduğu, geri pasın bir amacının bulunduğu, taraftarın sürekli olarak dikine oynama istediğinin her zaman gerçekleşemeyeceğine maç sonu açıklamalarında yer verilmişti. Açıklamalar birçok noktada doğru; sürekli rakibi forse eden bir oyun sergileyebilmek, dikine oynayabilmek, tabiri caizse rakibi ısırabilmek futbolda mümkün değil. Bu işi ancak konsol oyunlarda, o da rakibiniz zayıfsa, acemiyse gerçekleştirebilirsiniz. İyi ayaklara sahip, pas yüzdesi yüksek bir kaleciniz varsa da rakibi üstünüze çekmek, oyun kurabilmek için geri pas seçeneği kullanılabilir. Futbolun beşiği İngiltere’de,premier lig maçlarında, kenar yönetimlerin kalecilerini bu noktada oyunun içinde tuttuklarına her maç şahit olabilirsiniz.

 Benim eleştirim Ufuk Kahraman’ın genel olarak maç sonu açıklamalarının ana düşüncesi olarak biz içeride, dışarıda oyunumuzu oynayacağız mottosunu dile getirirken, rakibe önlem almak için birtakım değişikliklere gidilmesi noktasında olabilir. Mevcut koşullarda takımlar arasında kadro kalitesi anlamında çok büyük uçurumlar yok. Bu farkı hafta içi Türkiye Kupası’ndaki rakibimiz Galatasaray karşısında bariz bir şekilde görebiliriz. Rakibin kadro maliyeti, oyuncuların kariyeri, kalitesine bakıldığı zaman arada değil uçurumlar dağlar var. Bu tarz maçlarda kurulan kadroya, planlanan sisteme çok fazla eleştiri yapılmasının sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Keza rakibin durumundan ziyade Boluspor’un önceliği de Türkiye Kupası değil ama aynı ligdeki mücadelelerde rakibe göre oyun şekillendirmek dışarıdan bakan bir gözle bana çok doğru gelmiyor. Nitekim maç sonu açıklamalarında Gençlerbirliği maçındaki hatalara dem vurularak eksiklikler de dile getirilmişti.

Esenler Erokspor maçı ise alınan bir puan değil kaybedilen üç puan olarak değerlendirilir. Kimisi rakibin istediği oyunu sahaya koyamaması kaynaklı, kimisi Boluspor’un dominant bir oyun ortaya koyduğu fikrini savunmasına rağmen ortada bir gerçek var ki deplasmanda oynamasına rağmen Gençlerbirliği mücadelesinin aksine inatçı, savaşan, mücadele eden, pozisyonlara giren bir Boluspor seyrettik. Cezalı ve sakat oyuncuların bir hayli fazla olduğu haftada ‘acaba nasıl bir kadro sahada yer alacak, yeni oynayacak oyuncular sürekli ilk on birde mücadele edenlerin yerini doldurabilecek mi?’ gibi sorular zihinleri meşgul ederken futbolun aslında bir takım oyunu olduğu, sadece ilk on birin değil, kenarda bekleyenlerin de bu oyunun önemli bir parçası olduğunu tekrar görebildik. Fiziksel olarak düşüş gösteren, yeterli görülmeyen futbolculara rağmen oyun anlamında Boluspor rakibine karşı özellikle maçın ikinci devresinde baskın bir oyun sergiledi Birçok gol pozisyonunu yakaladı. Son vuruşlardaki bireysel eksiklikler, tercih hataları ile Boluspor bir puana razı oldu.

Futbol sadece sahada fiziksel performansı sergilendiği bir mecra değil. Görüntü olarak sahada yapılan işler göz önünde olsa da tablonun diğer yüzü de var. Psikolojik ve zihinsel olarak maçlara gerektiği gibi hazırlanılmadığı sürece sahada istediğini yapabilme ihtimali düşmekte. Boluspor’un Esenler Erokspor maçına mental olarak iyi hazırlandığı fikrindeyim. Yeşil sahanın tozunu yutanlar az çok bilir, mücadelede gerideyken kazanılan bir penaltının golle neticelendirilememesi takımı oyundan düşürür. Boluspor 1-0 gerideyken kazandığı penaltıyı gole çeviremeyince açıkçası puan alınabileceğini inancımı kaybetmiştim fakat hiçbir olumsuzluk yaşanmamış gibi aynı iştahla oyuna devam edilebilmesi takdir edilmesi gerekir. Çözüm önerisi sunmadan eksiklikleri dile getirmek eleştiri değil, art niyet olur. Bizlerde eksikliklere dilimiz döndüğünce çözüm önerileri sunmaya çalışıyoruz, dikkate alınır, alınmaz bilemeyiz lakin doğru yapılan işleri de takdir etmek gerekir. Maç sonu açıklamalarında güçlü oyundan bahsedildi, takdir edilir, içeride dışarıda aynı futbolu oynamaktan bahsedildi takdir edilir, ek olarak takımın özellikle sol tarafı hem ofansif hem defansif anlamda çok iyi işliyor, takdir edilir. Takdir edilen yönlerin artması dileğiyle…