Bir önceki yazımızda hikâyenin sonuna bakalım demiştik. Hikâyenin sonuna geldik. Öldük, bittik, mahvolduk diye başlayan sezon play-off mücadelesi ile son buldu.

En son 2018 yılındaki Gazişehir FK ile oynanan play off mücadelesinde boy gösteren Boluspor, 2024 yılında tekrar süper lige yükselebilmek için sahne aldı. Sezonu kısaca özetleyecek olursak, maddi koşulların elverdiği ölçüde yapılan transferler ile sezona başlandı.

Teknik direktör seçimi takım için bekleneni veremeyince değişikliği gidildi. Yeni gelen teknik direktörün de başarılı olamayacağı yönünde spekülasyonlar yapıldı.

Devre arası takım takviye edildi, yine transferlerden duyulan memnuniyetsizlik dile getirildi. Bu yarış sıralamada 7.lik ile bitirildi ve play-off’lar da mücadele verildi. Hikâyenin sonuna baktığımız zaman -mevcut şartlar altında Boluspor Kulübü ligde sportif başarıyı elde etmiş görüntüsü oluştu denebilir.

Kulüpler için bir başka başarı kriteri tesislerdir. A takımın antrenman sahasından tutun, alt yapının soyunma odalarına kadar olan tüm bölümlerdeki modernizasyon, alt yapı ve konfor başarının temel taşlarındadır.

Yönetim göreve geldikten sonra A takımın tesislerinin eksikliklerinden başlayarak, alt yapıdaki olumsuz durumları bertaraf etmek için yaptığı çalışmaları açıklamıştı. Bu konuda da başarı yakalanmıştır.

Günümüzde kulüpleri belki de en çok zorlayan başarı kriteri maddi yapı. Savaş Abak Boluspor Kulübü’nün maddi durumu ile alakalı play-off sürecinde kamuoyuna beyanatlar verdi.

Kulüp gelirinin yıllık 40 milyon TL civarında olduğunu, bu ligde kalma bedelinin ise 130 milyon TL olduğunu, ligin en düşük bütçeli kadrosunu Boluspor’un kurmak zorunda kaldığını ve şehrin ekonomik olarak yeterli desteği sağlamadığından bahsetti.

Çokta haksız değil, şehir yeteri kadar destek verdi mi? Görüntü, vermediği yönünde. Yine de yönetim ve başkan, kişisel ilişkilerini de kullanarak maddi destek bulmak için çalışmalar yaptı. Gelir ile ligde kalma bedeli arasındaki farkı yönetim reklam, sponsor ve kendi imkanlarıyla kapattı belki ama bu durum sürdürülebilir değil.

Boluspor Kulübü’nün acilen gelir getirecek projeleri üretmesi lazım yoksa gidişat çok iyi görünmüyor. Yönetimler, başkanlar değişiyor ama borç az ya da çok her dönem büyüyor.

Günümüz futbolunda maddi olarak güçlü değilsen başarılı olma şansın yok gibi bir şey çünkü artık futbol amatör duygularla yapılan bir sporun çok ilerisine geçti, profesyonelleşen endüstriyel bir sektör haline geldi.

Ligin çok önemi olmaması ile birlikte kulüplerin başarıyı yakalayabilmeleri için bahsedilen tutarlar astronomik rakamlar. Gelecek için ya kalıcı gelir elde edilecek çözümler üretilmeli ya da çok zaman geçmeden kapıya kilit vurmak zorunda kalınabilir. 

Böyle bir ortamda gecesini gündüzüne katarak çalışan başkan ve yönetim kuruluna, tesis çalışanlarına, futbolculara, teknik heyete ve taraftara ayrı bir parantez açmak gerekir. Tüm iyi niyetleri ile mücadele ettiler, umarız ki eskiden olduğu gibi bu mücadeleye tüm şehir katılır ve beklenen başarılara ulaşılabilir.