Bir gün genç bir adam, bilgeliğiyle tanınan Sokrates’in yanına gelir. Onu bulmak için günlerce yürümüş, yüzlerce kilometre yol kat etmiştir. Sokrates’in karşısına geçtiğinde içindeki isteği açıkça dile getirir:

“Bilgi öğrenmek istiyorum. Bunun için çok yol geldim. Bana bilgi verir misiniz?”

Sokrates bu sözleri duyduğunda gencin gerçekten öğrenmeye ne kadar hazır olduğunu görmek ister. Ona, “Beni izle” der. Birlikte sahile doğru yürürler. Sokrates hiç düşünmeden suya girer, genç de onu takip eder. Tam o anda Sokrates, öğrencinin başını tutar ve suyun içine bastırır. Genç, nefes alamaz hâle gelince kurtulmak için çırpınır. Çaresizliği artar, son gücüyle kendini kurtarmaya çalışır. Nihayet Sokrates onu bırakır ve kıyıya çıkarır.

Kendine gelen genç, şaşkın ve öfkelidir:

“Sen bir bilge öğretmensin. Bana neden böyle davrandın?” diye sorar.

Sokrates sakin bir sesle sorar:

“Suyun altında en çok neyi istedin?”

Genç, “Tabii ki hava!” der.

Sokrates gülümseyerek cevap verir:

“İşte bilgiye de hava kadar ihtiyaç duyduğun zaman, artık kimsenin sana öğretmesine gerek kalmayacak. Çünkü o bilgiyi her yerde ve her zaman bulabileceksin.”

Sevgili öğrenciler, bu hikâye bize çok önemli bir gerçeği anlatıyor: Öğrenmek için önce istemek gerekir. Bir şeyleri zorunluluk olduğu için, sınav yaklaştığı için ya da öğretmeniniz ödev verdi diye öğrenmeye çalışmak yeterli değildir. Asıl öğrenme, içinizde derin bir merak ve güçlü bir istek olduğunda başlar.

Bir düşünün: Sokrates’in öğrencisi suyun altında nefessiz kalınca tek bir şey istedi—hava. Çünkü hava olmadan yaşam mümkün değildi. İşte bilgi de böyledir. Siz bilgiye, öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye hava kadar ihtiyaç duyarsanız, önünüzde hiçbir engel duramaz.

Belki dersleriniz bazen zor gelir, belki çok çalışsanız da hemen sonuç alamazsınız. Ama unutmayın, hiçbir büyük başarı kolay elde edilmez. Her bilgi kırıntısı, ileride hayatınızı aydınlatacak bir ışık gibidir. Bugün öğrendiğiniz bir kavram, yarın sizi bambaşka bir fırsata götürebilir.

Öğrenme yolculuğunda asıl önemli olan, dışarıdan gelen baskılar değil, içinizdeki öğrenme arzusudur. Siz bilgiye gerçekten isterseniz, araştırır, sorar, dener ve yanıldıkça yeniden kalkarsınız. İşte o zaman başarı zaten sizinle olacaktır.

Sevgili gençler, unutmayın:

Merak eden insan öğrenir.

Öğrenen insan güçlenir.

Güçlenen insan ise hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını güzelleştirir.

O hâlde bilgiye sadece bir dersin konusu olarak değil, yaşamınızın en değerli hazinesi olarak bakın. Tıpkı nefes almadan yaşayamayacağımız gibi, öğrenmeden de büyüyemeyiz.

Bugünden itibaren kendinize şu soruyu sorun: “Ben gerçekten öğrenmeyi hava gibi istiyor muyum?” Eğer cevabınız evetse, biliniz ki yolunuz aydınlık, geleceğiniz umut dolu olacaktır.

Saygılarımla…

12.09.2025

Bayram ERDEN