Kışın beyaza bürünen dağlara çoğu zaman yalnızca bir manzara gözüyle bakıyoruz. Oysa o beyaz örtü, sadece bir görsel şölen değil; geleceğimizin teminatıdır. Bahar geldiğinde usul usul eriyen karlar, toprağa can, nehirlere akış, barajlara umut olur. Doğanın kurduğu bu hassas denge, insan eliyle bozulmadığı sürece kusursuz işler.

Bolumuzun iki yüksek zirvesi olan Çele ve Çal tepesindeki kar örtüsü baharla birlikte erimesi sayesinde Bolu Dağlarının uzantısı olan bu bölgemizdeki dereler beslenir. Bu dereler yalnızca su taşımaz; tarımı, enerjiyi, yaşamı taşır. Kar az yağdığında ya da erken eridiğinde ise kuraklık kapıyı çalmaya başlar.

İklim değişikliği artık uzak bir tehdit değil. Dağlardaki kar kalınlığı her yıl biraz daha azalıyor. Erime süresi kısalıyor. Ani ve hızlı eriyen karlar, toprağa yavaş yavaş sızmak yerine sele dönüşerek kayboluyor. Bu durum yeraltı su rezervlerinin yeterince beslenememesi anlamına geliyor. Sonuç? Yaz aylarında düşen baraj doluluk oranları, susuz kalan tarım arazileri ve artan su stresi.

Oysa doğa acele etmez. Karın yavaş yavaş erimesi, suyun toprağa işleyerek yeraltı kaynaklarını beslemesi demektir. Bu süreç, ekosistemin sürdürülebilirliğinin temel taşlarından biridir. Bir ağacın kökünden içtiği su, bir çiftçinin tarlasına ulaşan can damarı, bir şehrin musluğundan akan hayat… Hepsi o beyaz örtünün sabrına bağlıdır.

Su oranlarımız giderek kritik seviyelere yaklaşırken bireysel sorumluluklarımızı da unutmamalıyız. Musluğu açık bırakmamak, gereksiz su tüketiminden kaçınmak, bilinçli tarım yöntemlerini desteklemek artık bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü su tasarrufu yalnızca ekonomik değil, ekolojik bir meseledir.

Eriyen karlar bize sessizce şunu hatırlatır: Doğa verir, ama sınırsız değildir. Eğer biz dengeyi bozarsak, doğa da kendi dengesini yeniden kurar; fakat bu süreç insan için her zaman konforlu olmaz.

Bugün dağların zirvesindeki karı görmezden gelebiliriz. Ancak yarın musluktan su akmadığında, o beyaz örtünün ne kadar kıymetli olduğunu çok daha iyi anlayacağız.

Belki de artık sormamız gereken soru şudur:

Kar erirken biz neyi kaybediyoruz?

Doğayla kalın