Değerli okuyucu, başlığa takılmanı ve yazıma gelmeni istedim. Güzel bir giriş yaptığıma göre, okumaya devam et lütfen.

İtalyan mutfağının göz bebeği Risotto’yu anlatayım.

(Keşkek ile damak çatlatan buğday taneleri var mutfağımızda, tamam.)

Söz konusu pirinç olunca karşımıza ne çıkıyor peki?

Yöresel pilavları kenara bırakıp, Bolu’ dan bahsetmek isterim.

Aklınıza bir şey gelmedi farkındayım, Bolu pilavı yok mesela.

Madem konuyu açtım, devam edeyim o zaman.

Risotto diye bir yemek var, çok da meşhur. İtalya’nın pilavı desek yeridir.

Kaba tabirle’’ lapa bir pilav’’ diyebilirler.

Ağzının tadını bilenler ve gastronomiye inanlar ise bu pilavı, pirincin başında bekleyerek bir serüven yaratma diye açıklar.

Bu pilavın olmazsa olmazı ne peki?

Arborio pirinç.

Güzel bir Risotto’nun baş rolünde ‘’Arborio’’ pirinç var.

Bilin bakalım Bolu’da ne var?

Kıbrısçık pirinci.

Kıbrısçık pirincinin Arborio pirinç ile ortak özellikleri ise;

Yüksek nişasta oranıyla yavaş pişirmeye uygundur.

Pişirenin tekniğini ve ustalığını ortaya çıkarır.

Coğrafyayla tanımlıdır, günlük değil seçilmiş pirinçtir.

Kabul gören uzun ve diri yapılı pirinçlere göre, daha kısa ve kırık gibi görünür.

Suyunu yavaş yavaş alır, uzun süre karıştırarak pişirilebilir, baharat ve aroma taşımaya uygundur.

Risottoyu risotto yapan Arborio pirinç ise aslında bir kasabanın ismi. Tıpkı Kıbrısçık gibi.

Bugün onlarca ülkeye ithal edilen, milyon dolarlık ekonomik değer yaratılmış bu pirinç türü, ticari bir kaygıyla üretilirken, bizimkisi ise bu topraklarda’’ kendiliğinden’’ yetişmiş.

Çoğumuzun ‘’lapa pilav işte’’ diye adlandıracağı Risotto, bambaşka pişirme teknikleriyle ve lezzetlendirmelerle çoğu ‘’ana’’ yemeğin ‘’baba’’ eşlikçisi olmuş.

Amacımız yeniden yorumlanmış bir pilav değil. Risottonun Kıbrısçık versiyonu da değil.

Bolu’nun yüzlerce yıllık köklü aşçılık mirasıyla harekete geçmek lazım.

Kıbrısçık hep ilçe olarak kalacak belki ama hikayesi nüfusa bağlı olmamalı.

Hepimiz yolcuyuz, Han çok güzel.

Çeyrek asırlık genç bir Bolulu olarak söylüyorum bu pirince bir hikâye yaratalım.