Yiyecek ve içeceklerin tadını, hazırlanışını bilen, kalitesini anlayan, damak tadı zengin ve uzmanlık düzeyinde bilgi sahibi olan kişiye ‘’gurme’’ denir.

Vedat Milor, Mehmet Yaşin, Oğul Türkkan, Refika Birgül gibi onlarca ismi sıralamak mümkün.

Bir gurme sadece yemek yiyen ve bunu paylaşan kişi değildir. Aynı zamanda iyi ile kötüyü bilimsel, kültürel ve eleştirel açıdan değerlendiren ve bu birikimi paylaşan kişidir.

Kişinin sosyal ve ekonomik durumunun aniden yükselmesi, görgüsüzce ve aşırı gösterişli tavırlar sergilemesine de sonradan görme denir.

Asıl konumuz ise,’’ Sonradan GURME’’.

Telefonu elinize alıp videoları yukarı doğru kaydırmaya başlayınca denk geldiğiniz, yiyecek içecek kültürüne hâkim olmayan, bilgisi sınırlı, belki de iki yumurtayı kıramayacak kadar deneyimsiz olan, çok izlenme, beğeni ve etkileşim için paylaşım yapan kişilere de sonradan GURME diyebiliriz.

Sonradan gurmeyi (SG) nasıl tanırız?

SG, yemeğe dokunmadan önce, masadaki herkesin hayatını 5 dakika boyunca durdurur.

Gelen tabağı, muhakkak 360 derece döndürür ve en az 4 farklı açıdan fotoğraf çeker.

Yediği yemeğin tarifini bilmez ama eleştiri konusunda en öndedir. Köfte yese bile baharatların dengesinden, fesleğenin azlığından bahseder, kıtır demez ama crispy der, velvet der, minimal der, soğuk demleme der.

Kendi yemek kültürüne yeni tatlar katmak için değil, marjinal olmak için, daha az bilinen, en pahalı olan, daha tuhaf yemekler arar.

Netice itibariyle sevgili okurlar, gerçek gurmelik, tabağa konan yemeği eleştirmekle değil, tabaktaki o şeyin ne olduğunu bilmekle başlar.

Afiyetle kalın.