İnsan bedeni hareketsiz kalmaya uygun değildir. Üstelik hareketsizliğin bedelini yalnızca kaslarımız ve kalbimiz ödemez, beynimiz de bundan etkilenir.

Uzun yıllar egzersiz denildiğinde akla öncelikle kilo kontrolü, kas gücü ve kalp-damar sağlığı geldi. Oysa günümüzde fiziksel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki etkileri de giderek daha fazla araştırılıyor. Bilimsel çalışmalar, düzenli hareketin bilişsel işlevler, nöroplastisite ve beyin damarlarının işlevleri üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini gösteriyor.

Peki hareket ettiğimizde beynimizde ne oluyor?

Egzersiz sırasında beyindeki kan akımı ve damar fonksiyonları değişiyor. Fiziksel aktivite ayrıca beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) gibi nörotrofik mekanizmaları etkiliyor. BDNF; nöronların yaşamını, sinaptik bağlantıların güçlenmesini ve beynin değişen koşullara uyum sağlama kapasitesini, yani nöroplastisiteyi, destekleyen önemli bir molekül. Başka bir ifadeyle hareket yalnızca kaslarımızı çalıştırmıyor; beyne de biyolojik bir uyarı gönderiyor.

Hareketin faydası yalnızca beyinle de sınırlı değil. Yemekten sonra yapılan kısa süreli yürüyüşler kan şekeri kontrolüne de katkı sağlayabiliyor. Tip 2 diyabetli bireylerde yapılan bir çalışmada, her ana öğünden sonra 10 dakikalık yürüyüşlerin yemek sonrası glukoz yanıtını, günün tek bir zamanında yapılan 30 dakikalık yürüyüşe kıyasla daha fazla azalttığı gösterildi. Özellikle akşam yemeğinden sonra yapılan yürüyüşün etkisi belirgindi.

Bu nedenle “30 dakika yürümek kan şekerini yüzde şu kadar düşürür” demek doğru değildir. Etki; başlangıç kan şekeri, öğünün içeriği, yürüyüşün temposu ve kişinin metabolik durumuna göre değişir. Ancak yemek sonrasında 10–30 dakikalık hareketin, kan şekerinin yükselmesini azaltabileceğine ilişkin bilimsel kanıtlar bulunmaktadır.

Son yıllarda yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizlerde, egzersizin özellikle ileri yaşlarda bilişsel performans üzerinde olumlu etkileri olabileceği bildiriliyor. Bazı çalışmalar egzersiz ile bellek, yürütücü işlevler ve genel bilişsel performans arasında olumlu ilişkiler ortaya koyarken, hangi egzersiz türünün ve hangi yoğunluğun en fazla yarar sağladığı konusunda hâlâ araştırmalar devam ediyor.

Üstelik bunun için maraton koşmak gerekmiyor.

Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlere haftada 150–300 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite veya 75-150 dakika yüksek şiddette aktivite öneriyor. Buna ek olarak haftada en az iki gün kas güçlendirme egzersizleri tavsiye ediliyor. Yürümek, bisiklete binmek, yüzmek, dans etmek, merdiven çıkmak veya düzenli kuvvet egzersizi yapmak… Bunların hepsi yalnızca bedeni değil, beyni de çalıştırıyor. Belki de geleceğin en önemli “beyin ilaçlarından” biri yeni bir molekül değil, günlük hayatımıza yeniden kazandıracağımız hareket olacak. Çünkü beynimizi korumanın yollarından biri, onu hareket eden bir bedenin içinde tutmaktır.

Sağlığınıza dikkat edin, sağlıcakla kalın.