Tuzluyu sevdik, tatlıya dayanamadık, ekşiyi aradık ve acıya meydan okuduk.

Yaklaşık 200 yıl evvel dünya yiyecek içecek kültüründe dört farklı tat konuşuluyordu.

Tuzlu, tatlı, ekşi ve acı.

2000’li yıllarda ise yeni bir tat tariflerde yerini almaya başladı. Umami.

Kısaca umami; derinden gelen, doyurucu, ağızda kalan, hoş tat anlamını taşıyor.

Yemeğin tadı güzel ama eksik bir şey var derseniz, işte o tat UMAMİ.

Bir yemek size düz veya eksik geliyorsa umamisi eksik demektir.

Umami, Japon kökenli bir kelimedir ve Japonlar tarafından yiyecek içecek literatürüne dahil edilmiştir.

Türk damak tadı açısından örnek verecek olursak, et suyunda, mantar lezzetinde, nar ekşisinde, pastırmada veya keş peynirinde olan yoğun, kendine has ve zengin lezzet diyebiliriz.

Benim umamim, annemin yaptığı soslu makarnadaki domates sosun, tencerenin dibinde kalan kısmıyla, somun ekmeğinin ucunun buluşması.

Makarna tariflerimi ne kadar zenginleştirsem de hâlen o UMAMİYİ yakalamış değilim.

Peki sizin umaminiz nedir?