‘’Merhaba’’
Bu kelime aslında en eski sofradır.
Uzağı yakın eder, karşındakini kendine buyur eder.
Bu satırlarla size ilk defa merhaba deyip, soframa buyur ediyorum. Bu yalnızca bir selam değil, aynı zamanda bir davettir.
Çünkü bundan böyle bu köşede yemekleri, asıl hikayeleri, unutulanları, popüler kültürün zorlamalarını, gastronomiyi, turizmi, tarifleri, sadece kelimelerle değil tatlarla kokularla konuşup yeni bir rota çizeceğiz.
Yemek sadece açlığı doyurmak değildir.
Gastronomi sadece yemek hazırlama, yemek düzeni değildir.
Turizm ise sadece bir yerden bir yere seyahat değildir.
Bir köfte tarifinde çocukluğunuzu, bir fincan kahvede sohbeti, bir döner tezgahında emeği, tıka basa dolu bir otel havuzunda yalnızlığı veya bir dilim pastada sevgiyi bulabilirsiniz.
Bu köşede sizlere yerel lezzetlerden, dünya mutfağından, yemeklerin hikayelerinden, sadece iki malzemeyle yapılacak tatlılardan ya da hazırlanması 1 hafta süren et yemeklerinden, bahçenizde her gün gördüğünüz ama adını bilmediğiniz değerli otlardan, şifalı karışımlardan, 1 porsiyon yemeğin neden bu kadar pahalı olabileceğinden veya ucuz etin yahnisinden, turist olabilmekten, tatile gidebilmek için tek şartın para ve zaman olmadığından bahsedeceğim.
Lafı çok da uzatmadan, tekrar merhaba diyorum, sezonu geldi, haftaya özel bir mantar ve lezzetli bir tarifle karşınızdayım.